Türkiye’de Kargo Taşımacılığının Tarihsel Gelişimi

Türkiye’de bugünkü anlamıyla kargo taşımacılık sektörünün ortaya çıkışı 1980′li yılların başına rastlamakla birlikte ulaşım ve haberleşme anlamında sektörün geçmişi, Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerine kadar uzanmaktadır. Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan çağdaşlaşma hareketleriyle birlikte 1840 yılında ilk posta nizamnamesi yürürlüğe konmuş ve ilk defa bu tarihte İstanbul-Edirne, Üsküdar-Kartal ve Üsküdar-İznik posta hatları düzenli şekilde faaliyete geçirilmiştir. Daha sonra bu uygulamanın kapsamı genişletilerek İstanbul’dan Tokat, Diyarbakır, Musul ve Bağdat’a posta taşımacılığına başlanmış, İstanbul-Edirne hattı ise Sırbistan’a kadar uzatılmıştır. İlk postane İstanbul’da Yeni Cami’nin avlusunda Postane-1 Amire adı ile açılmış, 1855 yılında Telgraf Müdürlüğü kurulmuş, 1871 yılında ise Posta Nazırlığı ile Telgraf Müdürlüğü birleştirilerek Posta ve Telgraf Nezareti kurulmuştur.

Cumhuriyetin kurulmasından sonra haberleşme ve taşımacılık alanında hızlı gelişmeler yaşanmış, dünyada teknoloji ve sanayileşmede yaşanan gelişmelerin etkileri Türkiye’ye de yansımıştır. Özellikle 1950′li yıllardan itibaren üretim teknolojilerindeki gelişmelerle beraber üretim miktarlarının artması, ulaşım sektörünün hızla gelişip büyümesine neden olmuştur. Bununla beraber pazarların büyümesi ve işletmelerin farklı pazarlara hizmet sunma arzulan da sektörel gelişimi hızlandırmıştır. 1970′li yıllardan itibaren dünya ulaşım sektörü, ekonomik anlamda değerini fark ettirecek şekilde büyüyüp yatırımlarını hızlandırırken kargo taşımacılığı, ulaşım sektörünün içinden gelişerek sıyrılmış ve başlı başına bir sektör haline gelmiştir. Kargo taşımacılığı 1980′li yıllardan itibaren başlayarak ulaşım sektöründen tamamen farklılaşmış ve kendi işleyiş kurallarını oluşturmuştur. Bu yıllarda dünyada ekonomik faaliyetlerde globalleşme sürecinin hız kazanması ve işletmelerin düşük stokla çalışma arzuları hızlı ve kaliteli taşımacılık ihtiyacını artırmış, bu da kargo firmalarının yaygın şekilde global dünya ekonomisinin hizmetine girmesini sağlamıştır.

Uluslararası düzeyde kargo taşımacılığında yaşanan gelişmelerin Türkiye’ye etkileri 1970′li yıllardan itibaren ortaya çıkmasına rağmen bu yıllarda ülkemizde uygulanan ekonomik ve siyasi politikalar, yetersiz kalan taşımacılık sektörü karşısında kargo taşımacılık sektörünün yatırım ihtiyacının algılanmasına imkan vermemiştir. 1980′li yıllara kadar olgunlaşma süreci yaşayan ekonomik yapı, bu yıllardan itibaren dış ticaret teşvik politikaları, dünyaya açılma çabaları, Gümrük Birliği çalışmaları ve özelleştirme politikaları eşliğinde hızlı bir büyüme trendi yakalamıştır. Bununla beraber ihracatta yaşanan büyük artışlar, gerek firmaların, gerekse tüketicilerin toplu alım yapma yerine ihtiyaç duydukları anda küçük miktarda alım yapmayı ekonomik bulmaları, kargo taşımacılığına olan ilgiyi artırmıştır. Toplumsal ve ekonomik yaşamda meydana gelen değişimler sonucu oluşan yeni ihtiyaçlar kargo taşımacılık sektörünü canlandırmış, geleneksel taşımacılık yöntemlerinin ulaşamadığı noktalarda hizmet vermeye başlayan kargo taşımacılık sektörü yeni yatırımlarla büyük bir ivme kazanmıştır. Kargo firmalarının ticari ve bireysel ulaştırma hizmetlerini güvenli, süratli ve kaliteli bir şekilde sunmaları ve insani ilişkileri ön planda tutmaları, onları geleneksel taşımacılık yapan amba rlardan farklılaştırmıştır. Türkiye’de yaşanan tüm bu gelişmeler (1980 sonrası) geleneksel taşımacılıktan kargo taşımacılığına geçişi neredeyse zorunlu hale getirmiş, bu gelişmelere paralel olarak da kargo taşımacılık sektörü ülkemizde ortaya çıkan ekonomik krizlere rağmen sürekli yeni yatırımlarla kendini geliştirmiş, yeniden yapılanmış ve Avrupa’da sunulan hizmet düzeyini yakalamayı başarmıştır (araskar-go.com 2006).

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

No related posts.

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

Comments are closed.